5 Kasım 2010 Cuma

Palais de la culture-Cezayir

Kültür merkezinde olan  etkinliklere buradan oluşabilirsiniz. http://www.palaisdelaculture.dz/index.php
İşte bizim gözümüzden ,





















Jardın D'essai du hamma

Bugün cuma ve tatil bizde kalktık karpuzcu ailesinin yanına gittik, cezayir merkeze. İlk olarak palais de la culture resim sergisine gittik oradan da çok çok güzel olan parka gittik. İsminin anlamını şu an bilmiyorum ama görülmeye değer bir yer.Buraya ister arabayla ister Makam-ı şehidin yanında bulunan teleferikle gidebilirsiniz.Biz teleferiği kullandık ancak ilk başlar benim için biraz zordu.Ay ben ne ödlek tavuk olmuşum da haberim yok.Neyse, okadar güzel ve çeşitli memleketlerden gelen heybetli ağaçlar varki, insan yürü yürü bitiremiyor gezi alanını. Bambu ağaçları inanılmazdı . Çinden, Avusturyadan, Japonyadan, Güneybatı asyadan gelen, İngiltereden gelen bir çok ağaç. İçinde ayrıca hayvanat bahçesi var ama erken saatte kapandığından içeriye giremedik. Bu parka sabah gelip o temiz havanın ve kuş cıvıltılarının içinde spor yapmak çok ama çok dinlendirici olur. Piknik için banklar var belki mangal yapılmaz ama orada kahvaltı etmek, çayını yudumlamak bile yeter insana. Bu kadar güzel olmasını beklemiyordum itiraf ediyorum.

Jardın d'essai du hamma 1832 yapılmış ancak 1929 da fransız mimarı Regnier tarafından düzenlenmiştir. Tam olarak tarihini anlayamadım fransızcam biraz az olduğundan tam okuyup anlayınca tekrara yazarım. Ayrıca http://www.jardindessai.com/ buradan da daha fazla bilgi alabilirsiniz.

İşte benim bakış açımdan




Yazın çıktığımız antalya gezisinde buna benzer bir kare daha paylaşmıştım sizinle. Yine aynı mantalite yine aynı cahillik aynı bağnazlık vs. Yani ne oldu oraya yazı yazdında be gerizekalı hötün tavana mı erdi.











Kuşlar okadar neşeliydiler ki sema'da bir o yana bir bu yana dans edip durdular.Tam olarak yakalayamadım ama ...










Cezayir'de Türk defilesi

 Cezayir merkezde bulunan Kültür merkezinde -Palais de la culture-yapılan Türk el sanatlarına ait bir sergi ve geleneksel türk kıyafetlerini sergilemek amacıyla bir defile düzenlendi. Biz gidemedik. Çünkü bizim olduğumuz yere 100 km cik kadar uzak olduğundan o saatte gidip gelmek biraz yorucu oluyor. Defilede Türk kaftanlarını o güzelim bindallıları cezayirli ve afrikalı bayanların tanıtması ilginç geldi. Bizler varken burda onlara neeee....... Ayrıca konsolosluk tarafından gönderilen davetiye sayesinde gidilebiliyordu -benim elimede şans eseri geçti-ama bizim gibilere ulaşmıyor böyle bilgiler.Neden anlamıyorum burada ne kadar türk varki de böyle bir etkinlik olduğunda sadece belli bir kesim haberdar ediliyor ve bazılarıda herşeyden bihaber kalıyor.



















4 Kasım 2010 Perşembe

Uğurlama yemeği

  Cezayirde tanıştığımız Devrim ve Pınar çifti buradaki yaşam maceralarına şimdilik mola verdiler. Bizde onlarla birlikte son bir akşam yemeği yemek için cezayir merkeze gittik.Makam-ı şehid'in oradaki resturanta gittik.Buranın ismini şimdi hatırlayamadım ama yemekleri oldukça lezzetli ve buradaki hali vakti yerinde olan insanların uğradıkları bir resturant.Herşey iyi ama şu servisler beni öldürüyor.Cezayirde herhangi bir resturanta yemek yemek istiyorsanız biraz bekliyeceksiniz.Fransız usulü servis yapılıyor agır agır. O gece sanırım 7 buçuk sularında biz resturanttaydık ancak yemeği yememiz 10.30 sularında filandı.

 Güzel bir geceydi bol bol sohbetler ettik.Yeni çiftle tanıştık. Eve dönerken pınarı düşündüm. Buradan ayrıldığında ne hissediyordu  acaba ben ayrılırken neler hissedeceğim. Pek dönme taraftarı olmadığımdan. Çok sık görüşemezsekte buradan gittikleri için bir tuhaf oldum.Zaten kaç aileyiz burada...