13 Şubat 2011 Pazar

Buketten hediye ''Chanel Makyaj Seti - Giveaway''

Buketten şanşlı olucak kişiye Chanel makyaj seti hediye. Çıkmaz demeyin şansınızı deneyin.

http://buketpoyraz.blogspot.com/2011/01/chanel-makyaj-seti-giveaway.html

7 Şubat 2011 Pazartesi

Başlıksız

Zaman su gibi akıyor. 1 ay oldu şantiye'ye geleli. Hiç bir şey yapmadan geçti kocaman ay. Ne fransızca çalıştım ne de herhangi bir icratta bulundum. Akşamları bir ara ne güzel koşuyordum ama o kara bulutlar gelene kadar.Daha önce bahsetmişim olmalıyım, burada yağmur başladımı dinmez, yağar yağar, yükünü boşaltır, toplamak için biraz dinlenir, gücünü topladıktan sonra tüm gücüyle, sanki daha önce hiç yağmamış gibi yağmaya tekrar başlar.Yağmurlu 1 hafta geçirdikten sonra artık güneşin yüzünü gösterme zamanı gelmişti. Şuan havada zerre kadar bulut yok ama ayaz var. Akşamları koşmak çok güzel.Börtü-böcek sesleri, gecenin sessizliği, karşımda dağlar, temiz hava, ruhumu temizlememe birazda olsa sakinleşmeme yardımcı oluyor.Bide şu sabahları uyanabilsem yoga mı yapabilsem ne güzel olucak.

Geçen perşembe evci iznimizle :) çıktık işten direkt cezayir'e gittik. Bab Azzoura gittik. Uno'dan alışveriş yaptık. Sonra da arkadaşlarımız Yangın ailesiyle güzel bir yemek yedik. Allahım nasıl kıtlıktan çıkmış gibiyim.Herşeyden istiyor canım. İtalyan restuarantına gittik.Yedikte yedik ohhhhhhhhhhhhh. Bulunduğum süre içerisinde yediğim en güzel pizzaydı. yummyyy yummyyyy. Yemekten sonra sevdelere oturmaya gittik. Vallahi allah razı olsun canım nasıl ince belli bardakta demleme çay çekiyordu. Üzerimdeki ağırlığı attım yudum yudum yudumlarken hoş sohbet çayımla.Sonra da döndük gerçek evimize. Bir yayıldım bir yayıldım anlatamam. Yattım halının üstüne dönüyorum bir sağa bir sola. Hee söyleyeyim ben halının üstüne yatmaya bayılırım :) Temizlik, toplanma derken şantiye'ye dönme vakti geldi.Bir hafta sonu da böyle geldi geçti.


Şantiyenin ve Nacira'nın resimleri çektim ama yüklemedim.Yakın zamanda yüklerim inşallah.

Cezayirde durumlar sakin.Yada bize öyle geliyor. Gazetlerden okumaya çalışıyorum, hergün bir yerde bir olay var ama bizim ofistekilerin hiç şeyden haberleri yok. Ben gösteriyorum haberleri şaşırıyorlar, bende bu durumlarına şasırıyorum.
En sonki haberlerde: Cezayir'de ve Annaba'da işsizler yürüyüş yapmışlar. Her geçen gün yeni groupların oluştuğunu söylüyorlar, halkın sistemin değişmesini istediklerini yazıyorlar.
Ancak benim insanlardan konuşmalarımdan anlaşılan, belli yaşın üstündeki insanların ne olursa olsun M.Bouteflika'ya minnet borçlarının olduklarını ve başkanın değişmemesini istediklerini söylüyorlar. Çok eski değil bundan 10 -15 sene önce insanlar işlerine giderken karıyla helalleşip öyle çıkıyorlarmış evlerinden. Acaba bugün sağ kalabilicekmiyiz korkusuyla yaşıyorlarmış. Kadınlar bile alışveriş torbalarında tüfekle çıkıyorlarmış bakkala, markete.Durum okadar kötüyken bu hallerine şükür ediyorlar. Haksızda değil rejim değişikliği isteyenler, başkan zaten yaşlı ve hasta ancak bu yolla yapılacak değişiklik iyi yöndemi olur bilinmez. İnşallah herhangi bir sorun çıkmadan, diğer ülkeler gibi karışmadan sonuçlanır herşey.

Çok mutlu olduğum ve paylaşmadan geçemeyeceğim sınav sonuçlarım açıklandı ve artık  Smmm belgesi almaya hak kazandım. Ohh be bitti rahatladım.Burada ders çalışmak gerçekten çok zor. Ayrıca yarın bir sorun çıkmazsa kursuma başlıyorum.Fransızca.... Şimdilik eğitimim açısından tek istediğim şu dili öğrenmek.

Şimdilik bu kadar.

Sevgiyle kalın...



30 Ocak 2011 Pazar

Değişim ve demokrasi için, ulusal yürüyüş 12 şubat Cezayir merkezde.



Pour le changement et la démocratie : marche nationale à Alger le 12 février.

Afrika kıtasında Tunusta başlayan ilk ayaklanmalarla birlikte Mısır, Lübnan da halk ayaklanmış ve sistemi çökertmeyi başabilmiştir. Ancak Mısırdaki olaylar daha son bulmamış ancak okuduğum bilgilere göre bu ayaklanma sanki daha farklı Tunusta yaşanan isyandan.Halk her yeri yağmalamış, asırlık mumyaları, tarihlerini paramparça etmişler, hastaneleri , iş yerlerini, merkez bankasını, evleri yağmalamışlar. Hükümete karşı yapılan isyanı anlarım ancak kanser hastenesini niye yağmalarsın. Buradaki yaşanan kaosun sesi farklı.

Evet malum bizde afrikada hatta Tunus'un komşusu olan Cezayirdeyiz. Şimdiye kadar herhangi bir sorun yaşanmadı, buradaki yerli halkta hiç bir şey olmadığını söylüyor. Ama bu sessizlik fırtına öncesi yaşanan sessizlik mi, onu bilemiyorum.

Şubat ayının 12 de yapılacak, değişim ve demokrasi için ulusal koordinasyonun düzenlediği bir yürüyüş gerçekleşicek. Bu yürüyüş aslında 9 Şubat tarihinde yapılması düşünülüyordu ancak, Dar El Beida'da sendika evinde yapılan toplantı sonucunda tarih olarak 12'si kabul edilmiştir. Bu yürüş değişim ve demokrasi içindir. Ulusal koordinasyon, sendikalar, politik partiler ve diğer dernekleri içeriyor. FFS(Le Front des forces socialistes ) ve RAJ ( Rassemblement actions jeunesse) aldıkları karar ile bu yürüşün bir parçası olmayacaklarını belirtiyorlar.

 Bu yürüyüş Alger de gerçekleşecek ki 2001'den bu yana merkezde herhangi bir yürüş yapmak yasaktır. 22 ocakta RCD( Rassamblement pour la Culture et la Democratie)tarafından yapılan yürüyüş devlet tarafından bastırılmıştır.

Ayrıca bu gösteride 3 istek dile getiriliyor anladığım kadarıyla, bunlar:
*Olağanüstü hal uygulamasının kaldırılması,
* Medya da ve siyasi alanda açıklık,
*Ocak ayında yaşanan ayaklanmalarda tutuklanan gençlerin ve düşünce mahkumlarının serbet bırakılması.

Değişim ve Demokrasi için Ulusal koordinasyonun bildirgesinde ;
*Demokratik değişim dinamiğinin içinde yer almaları için gençler, doktorlar, avukatlar, gazeteciler, öğrenciler, işşizlerlere seslenirken,
*Değişim dinamiğinin içinde yer almaları içinde, politik partilere, sendika ve derneklere, ve diğer sivil toplum kuruluşlarına sesleniyor.

Bu yürüyüş ne getirir, getirdiğinden fazlasını mı götürür bilinmez. Ancak halkın forumlarda yazdığı yorumlar pek iç açıcı değil.

Bazıları Tunusta ve Mısırda yaşanan olayların başkanın ve sistemin değişmesinden, çünkü bu sistemlerin çok uzun olmasından ve başkanların hiç değişmemesinin getirdiği sorunlardan kaynaklandığı, ancak Cezayirde şu ana kadar 7 başkanın yarım asırdan daha az sürede başkanlık görevini yaptığını belirtirken, çoçuklarının geleceklerinden korktuklarını ve herhangi bir ayaklanma istemediklerini söylüyorlar.
Bunun yanı sıra, bazıları niçin 12 şubata kadar beklediklerini ve hemen başlanması gerektiğini ve sadece Alger'de değil diğer 47 vilayette de olması gerektiği söylüyor. M.Bouteflikanın askeriyenin kuklası olduğunu ve gitmesinin gerektiğini söylüyorlar.

Ancak General Rachid'e göre, M.Bouteflika pusa da yatan tehlikenin farkında olmadığını, ve tehlike içinde bulunan ülkelere karşı ve Tunusta gerçekleşebilecek olaylara karşı tedbir almadığı belirtiyor. Ayrıca bu değişimin dominu etkisinden Cezayirinde etkileneceğini belirtiyor.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Geri sayım bitti.

  Evime dönebilmeyi umut ediyor ve günleri sayıyordum ki son 11. günde kalmıştım sanırım ve buna iki gün daha ekledikten sonra bıraktım artık gün saymayı. Anladık ki sorun çözülene kadar buradayız malesef.Yapılan toplantı sonucunda bize ve tuğbalara burada bir ev yapılacağı ve en azından sorun çözülene kadar burada kalıcağımızı öğrendik. İyimi kötü mü şu an için pek yorumum yok.Henüz düzenimiz oturmadı. Burada kalmanın güzel yanları var, mesale evi toplamamıza, bulaşık yıkamamıza, ütü yapmamıza, yemek yapmamıza gerek yok, istediğim zaman ben koşuya gidiyorum diyebiliyorum.Burada çalışan temizlikçi bayanlar diğer koğuşların temizliklerini yaparken bizimkileri de yapıyor.Sadece 1 gün hafta sonu olduğu için hem temizlik, hem çamaşır benim için zor oluyordu ama yine insan kendi düzenine alışınca ne olursa olsun özlüyor. Temizlik yapmayı, evimde yemek yapmayı ki bunu gerçekten özledim,çünkü buradaki Türk aşçı nasıl başarabiliyor da o yemekleri tatsız tutsuz yapabiliyor anlamış değilim.

Tuğbayla bir sürü el işleri getirdik bu süreçte yapmak için, ben fransızca kitaplarımı getirdim göya çalısırım diye ama hiççç canımız istemedi. Artık burada kalıcağımızı kabullendiğimize göre yavaş yavaş başlamak gerekiyor.Tuğbayla zaten hep birlikteydik artık tamamen birlikteyiz. Hiç ayrılmıyoruz, tam anlamıyla ben onun o benim ekürüm oldu :)))).

Yavaş yavaş buraya düzeni kurmaya başlıcağız, gerek kıyafetlerimiz, gerek bazı tencere, kap, ne lazım ise temin edip düzenimizi oturmamız lazım. Ama bunun için bir şeyin daha gerçekleşmesi gerekiyor ki inşallah bir an önce olur.

Buradaki tek sıkıntım şu an için kursa gidemiyor oluşum ki ben kendimi 6. aya kadar müddet vermiştim artık tam anlamıyla kendimi adamak adına.Eskiden sınav var diye çok da üzerinde yoğunlaşmıyordum, şimdi sınav bitti ama yine bir problem çıktı.

Neyse her şer de bir hayır vardır demekten başka bir şey kalmıyor. Umut ediyor ve dua ediyorum ki inşallah bir an önce düzelme yoluna girer de biz de eski hayatımıza geri dönebiliriz.

Şantiyeden herkese sevgiler.

19 Ocak 2011 Çarşamba

Yorumsuz....

 Şantiye mahrumiyetinde geçirdiğimiz 11.gün. Söylemesi bile zor bide yaşaması :) Aslında çok şey söylerim ama prangalar takıldı ellerime.Dilimin kemiği olmadığı gibi ellerimde ayarı olmuyor bazen.Ama yine söylemeden duramam.Evriminden önce ne olursa olsun şikeyet etmez,etsemde kimse duymazdı. İçime ata ata yerdim kendimi. Gerçekleşen evriminden sonra içimdeki cadı ortaya çıkıverdi.Neyden rahatsızlık duyuyorsam söylerim, hakkımı aramak isterim, kimseye pabuç bırakmam, hemen sinirlenirim, ee birazda ağızım bozuk tabii. Şimdi ben nasıl susayım dersem vallahi susup oturuyorum fıçımın üstüne. Malum umiyle aynı yerde çalışıp kendisi müdürüm oluyor.

Bir geçen cuma gidebildik bir kaç saatliğine eve malum kıyafet bitti, yenilerinin alınması gerek. Benim mutfakta yemekler mutasyonun son evrelerine ulaşmadan, evi haşeratlar sarmadan gittik ama tabii izin alarak :)))))))) gitmemizle gelmemiz bir oldu çünkü biz bazıları gibi evimizin sıcaklığını özleyip evde kalmayı akıl edemedik. Ahhhhh ahhhhh burada söylenecek bir söz varki ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Evet şimdi geldi ............ Daha öncede dediğim gibi burada tuğba, melika ve ben kalıyoruz. Diğer bayanlar Tizi ouzou da normal yaşamlarına kocasız olarak devam ediyorlar. Bu sözlerim anlayana, 11.gün olmasına  ve ben kendi yapmam gerekeni 2 kere ifa etmiş olmama rağmen herhangi bir hal hatır sorma ya da merak etme usulende olsa bile olmamasını, erdemle karşılıyorum yorumsuz kalıp,benim için artık bir şey ifade etmediğini söyleyip bu cümlemi sonlardırmak istiyorum. Herkes ettiğini bulur şekerler............


12 Ocak 2011 Çarşamba

Home, Home sweat Home

 Pazartesi günüden beri şantiyede kalıyoruz.Malum burada biraz eylem havası vardı, ama geçti gitti.Şu an için  herhangi tehlike olmamasına rağmen şantiyedeyiz. Cezayirli yetkililer mümkün olsa her daim şantiye'de kalmamızı isteyecek.Amaçları tabiki bizi korumak, ama birazda sıkıcı.Yani bizim hiç bir şekilde şantiyeden adım atmamızı istiyorlar.Buna can mı dayanır kardeş.Nereye kadar.Açık konuşmak gerekirse ben kalmak istemiyorum. İnanılmaz sıkıcı. İşten çık, iki adım ötede eve git, vaktini öldür sabah gene işe gel.Buradaki prefabriklerde tuğbacık ve malikacıkla(allahtan), kocalarımız ise diğer yerde kalıyorlar. Ben evimi,yatağımı, koltuğumu, herbir şeyi özledim.

İnşallah kısa sürer bu tutsaklık yoksa kaçıp gidicem evime :)

9 Ocak 2011 Pazar

La greve generale

Bugün ve yarın genel grev olucak.İş yerine yerli personeller gelmedi normal olarak.Bizde erkende çıktık yola ki herhangi bir problemle karşılaşmayalım diye. Şuan için hiç bir şey yok, heryer süt liman.